Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Kayıt Ol! | Giriş Yaprss

 

Ev alacaklara çok ehemmiyetli maliyet ihtarı

  • Eklenme: 23 Nisan 2018 09:55
  • Kalan Zaman: Bu ilanın süresi doldu.
image

İlan Açıklaması

Polat Holding İdare Heyeti Başkanı Adnan Polat, gayrimenkulun, bazı soğukkanlılık yarıyıllarından sonra dövizden, altından daha süratli çoğaldığını söyledi Polat Holding İdare Heyeti Başkanı Adnan Polat, “İş Dünyası Sohbetleri” kapsamında Anadolu Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

Geçen sene halkoylamasından sonraki yarıyılda gayrimenkul maliyetlerinde yaşanan düşüşü fark eden yatırımcıların gayrimenkul alımına yönelmesiyle satışlarda bir hareketlilik başladığını dile getiren Polat, son çeyrekten itibaren süratlenen gayrimenkul arzının daha da çoğalacağını düşündüğünü söyledi.

Bunun maliyetlere de tesir edeceğini belirten Polat, “Hakikatinde şu yarıyıllarda gayrimenkul yatırımı yapanlar bence doğru karar vermiş olur. Zira maliyetler çoğalacak. Gayrimenkul, bazı soğukkanlılık yarıyıllarından sonra dövizden, altından çok daha süratli çoğalıyor. Bunu öğrenen yatırımcı gayrimenkule döndü ve satışlarda sürat başladı. Biz şu andaki vaziyetten memnunuz.” diye konuştu.

“Konutbank stili yaklaşım zorunlu”

Şu anda ev kredisi faizlerinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Polat, orta kazanç grubundakilerin gayrimenkul yatırımına girmesi için enflasyon ve faiz oranlarının düşmesi gerektiğini dile getirdi. Polat, “Ben Cumhurbaşkanımıza katılıyorum. Bu faizleri alt indirmenin yolunu illa bulmamız gerekli. Bu yaşamın her alanın olduğu gibi, ev sektörünü de etkiliyor. Şayet faizler düşük olsa satışların daha da çoğalacağına belirlim.” dedi.

Konutbank’ın bu anlamda bir seçenek olup olmayacağına müteveccih suale Polat, “Konutbank stili bir yaklaşım zorunlu. Zira Türkiye’nin yüzde 70’inin kentsel değişime, başkalaşıma uğraması koşul olduğu için, bununla alakalı bir finans müessesesini olmasının verimli olacağını düşünüyorum. Bunun faizleri alt sürüklemeye de tesiri olabilir. Allahın İzniyle böyle bir şey yapılabilir.” cevabını verdi.

Gayrimenkul sertifikası uygulamasının ehemmiyetli bir çalgı olduğunu aktaran Polat, “Zira ev alamayanlar belki pay alarak bunu değerlendirebilir. Onun da daha etkin hale getirebileceğini düşünüyorum. Bunun millete daha iyi duyurulması gerekli. Biz de bunun üzerinde çalışıyoruz. Şayet tatmin olursak, yapacağımız projelerde, hatta Piyalepaşa’da dahi bunu uygulayabiliriz. Zira şayet bu olursa, ev sektörüne ciddi bir kaynak girmiş olur.” diye konuştu.

Yabancıya yurttaşlık hakkı için 1 milyon dolarlık ev alım koşulunun 300 bin dolara indirilecek olmasına da değinen Polat, Avrupa’da 300 bin dolara yurttaşlık veren ülkeler bulunduğunu dile getirdi. Polat, dolayısıyla Türkiye’de yüksek olduğunu düşündüğü bu sayının azıcık daha alt çekildiği takdirde satışların çoğalacağını kaydolarak, “Bence 300 bin dolar doğru bir sayı.” ifadelerini kullandı.

“Biz yalnızca elimizle değil, tam gövdemizle taşın altındayız” diyen Polat, bankaların da kredi kullandırma noktasında ihtimallerini sonuna kadar zorladığına inandığını, ancak faizlerin işi bozduğunu söyledi.

“İstanbul’da 30 sene daha gayrimenkul işi var”

Kentsel değişim projelerinde bir hayli maniyle karşılaşıldığını ve yavaş yol alındığını aktaran Polat, şöyle devam etti:

“Devletin burada daha aktif, daha etkin olması ve süratli hareket etmesi gerekli. Yoksa büyük zaman kaybı oluyor, büyük maliyetler çıkıyor. Mesela binlerce insanla uyuşuyorsunuz ama birkaç birey, özellikle de bazı makûs hedefli avukatlar çıkıyor, işi yasaklayıp daha fazla para almanın peşinde oluyor. Böylece binlerce insanın hakkını bekletiyorlar. Orada devletin makûs hedefli olanlara karşı gelip eforunu kullanması gerekli. Başka Bir Deyişle kentsel değişimde başka bir reform gerekli.

Hatta kentsel değişimin bir kısmını tamamıyla devletin yapması gerekli. Mesela 100 dönüm bir arazide, 100 bin metrekarede gecekondu var. Devletin, kendi eforunu kullanarak, buranın yüzde 20’sinde 6-7 katlı binalar yapması ve oradaki insanları cüz’i borçlanmayla finanse etmesi gerekli. Kalan yüzde 80’lik kısımda da park alanı ve yeşil alan yapabilir. Aksi takdirde, şu andaki modelle gidildiğinde, 100 dönümde 100 bin metrekarede oturan varsa, oraya bir yatırımcı girdiğinde, bir 100 bin metrekare de ona gerekli ki bu işi çevirebilsin.”

Adnan Polat, Türkiye ve İstanbul’un zelzele hattında olması sebebiyle kentsel değişimin kaçınılmaz olduğuna işaret ederek, bu projelerin devlet ve özel sektör iş birliğiyle yapılmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

Polat, şöyle devam etti:

“Temelinde İstanbul’da arazi çok, yeter ki araziyi üretebilelim. Ama bunu yalnızca özel sektör değil, hükümet, Etraf ve Kentçilik Bakanlığı, megakent belediyesi ve ilçe belediyeler beraber yapabilir. Kentsel değişim temelinde bu ülke için çok doğru bir proje. Ama kentsel değişim dediğinizde yalnızca konut yapmıyorsunuz. Mesela belediyeler açısından bakıldığında elektriğinden suyuna, natürel gazından kanalizasyonuna, metrosundan yoluna kadar o kadar çok maliyet geliyor ki… Her şeyin 10 numara gitmesi halinde İstanbul’da önümüzdeki 30 yıl daha yapılacak iş var.

Fakat bizim Piyalepaşa projesini düşünün, neredeyse 15 yıldır uğraşıyoruz ve daha 2020’nin sonunda bitecek. Başka Bir Deyişle 17-18 yılı bulacak. Bu çok uzun bir vakit. Bu kadar uzun bir süreçte bu işleri yapmayı kimsenin gözü yemiyor. Bu işin zamanını nasıl kısaltacağımıza kafa yormamız gerekli. İstanbul’un yüzde 72’sinin kentsel değişime girmesi gerektiği belirtiliyor. Başka Bir Deyişle 15 milyonluk kentin 10,5 milyonunun oturduğu yer yeni baştan yapılacak. Bu çok muazzam bir şey. Onun için İstanbul’da yeterince iş var ama devletin yolu açması gerekli.”

, ,

76 kez görüntülendi, 1 kişisi bugün görüntüledi.

  

Yorum

Yorumlara Kapalıdır.